Blagoevgrad Hakkında

        Okuyacağınız yazının tamamı Türkiye Diyanet Vakfı bünyesindeki İslam Araştırmaları Merkezi’nin 1993 yılında yayımladığı İslam Ansiklopedisi’nin 8. cildinin 89-90 sayfaları arasındaki Cuma başlığından alıntıdır.

        Cum’a-i Bâlâ. Yukarı Cuma adıyla da bilinen, Bulgarlar tarafından önce Türkçe ismine dayalı olarak Gorna Džumaja denirken 1950’de adı Blagoevgrad’a çevrilen Güneybatı Bulgaristan’da 39.789 nüfuslu bir kasabadır. Struma vadisinde Sofya’dan Dupniçe güzergâhıyla Selanik’e giden yol üzerinde bulunan kasaba, XVI. yüzyılın ilk yarısında, eski Bulgar-Sırp beyliği ve 1395’ten beri bir Osmanlı sancağı olan Köstendil’in (Velbužd) bir parçası olarak ortaya çıkmıştır. 922 (1516) tarihli Tahrir1 Defteri’nde (BA, MAD, nr. 170) ismi zikredilmemektedir. Nitekim o dönemde bütün Dubniçe kazasında henüz çok az Müslüman nüfus bulunmakta olup 133 köyden sadece beşinde Müslüman nüfusa ve Türkçe yer adlarına rastlanmaktadır. 935 (1529) tarihli Tahrir Defterinde (BA, TD, nr. 167) ilk defa on beş Müslüman hane ile “nefs-i Cum’a Pazarı” zikredilmiştir. Burası başından itibaren büyük Dubniçe kazasının güneyinde pazar yeri olarak kurulmuştur. 957 (1550) tarihli Tahrir Defteri’nde (BA, TD, nr. 267), on biri özel statüye sahip yörük hanesi olmak üzere otuz üç Müslüman hane kaydedilmiştir. Bunlar Ege sahillerinden göç eden Türk aileler olup aralarında ihtida2 sonucu Müslüman olanlar görülmemektedir. Bu sahaya ait son tahrir 978 (1570-71) tarihlidir (TK, TD, nr. 90); buna göre Cum’a-i Bâlâ’da kısmen yörük, kısmen de Müslüman çeltikçilerden oluşan yetmiş iki Müslüman hane bulunmaktadır. Bu sırada Müslüman nüfus içerisinde sekiz mühtedi3 aile de yer alıyordu. 978 tahriri, ilk defa dört hanelik Hıristiyan ailenin bu küçük kasabada yerleştiğini göstermektedir. Aynı tahrir, Cum’a-i Bâlâ’da bir de Cuma Camii’nin mevcudiyetini bildirmektedir. 957 (1550) tarihli tahrire göre Cum’a-i Bâlâ aynı zamanda bir nahiye merkezi durumundaydı. Nahiyeye bağlı kırk beş köyden yirmi üçü Türkçe isim taşıyordu ve çoğu yörük olan Müslümanlar tarafından iskân edilmişti. Bu sırada nahiyede % 23’u Müslüman olmak üzere 2236 hane bulunuyordu. Bunlardan kendi adlarıyla yeni köyler teşkil edenler ve bazı yörük cemaatleri, mevcut Hıristiyan köyleri içerisinde veya çevresinde de yerleşmişlerdi. 1550’de Türk köylerinde mühtedi aileler bulunmuyordu. Ancak eski Bulgar köylerindeki Müslüman nüfusun dörtte biri mühtedi idi. Dolayısıyla bu gibi köylerin tedricî4 olarak İslamlaşmaya başladığı söylenebilir. Osmanlı dönemi sonunda bu mahalli ihtidalarla kazadaki toplam Müslüman nüfusu % 46’ya ulaşmıştı.

cuma-i bala cami
Cum’a-i Bâlâ’daki ayakta kalan tek caminin (XIX.  yüzyıla ait) onarımı sırasındaki görünüşü (1992)

        XVII. yüzyıl suresince kazaya birçok Hıristiyan nüfus yerleşti. 1060 (1650) tarihli cizye defterinde bu şekilde yerleşen otuz iki hane görülmektedir. Aynı dönemde hemen yakınında yer alan Bulgar Bana köyü ile birlikte benzer şekilde yavaş yavaş büyümeye başladı. Bana’da birkaç maden suyu kaynağı bulunuyordu ve Osmanlılar döneminde bunların üzerine kubbeli kaplıcalar inşa edilmişti. 1570 tahririne göre Bana yirmi iki Müslüman, 109 gayri Müslim haneye sahipti.

        Kâtib Çelebi ve Evliya Çelebi’nin eserlerinde zikredilmeyen Cum’a-i Bâlâ’yı XVIII. yüzyıl sonunda gören Felix Beaujour, burayı Djoumaia adıyla anarak Osmanlı ordusunda ileri karakol hizmetinde bulunan yörüklerle iskân edilmiş bir kasabacık (bourg) olarak belirtir. 1847’de yöreye gelen Viquesnel ise burada 730 evin bulunduğunu, bunların 250’sinin Hıristiyan Bulgar, geri kalanının da Türklere ait olduğunu yazar.

        1864’te vilayetlerin yeniden düzenlenmesi sırasında eski Köstendil sancağı lağvedildi; Cum’a-i Bâlâ Sofya sancağına bağlı bir kaza haline getirildi. 1877-1878’den sonra kaza Osmanlı idaresinde kaldı ve Selanik vilayetinin Serez sancağına bağlandı. 1290 (1873) tarihli Tuna vilayeti salnâmesinden şehirde 615 Müslüman ve 390 Hıristiyan hane bulunduğu, toplam nüfusun 3800 olduğu anlaşılmaktadır. 1289 (1872) tarihli Tuna vilayeti salnâmesinde ise şehirde mevcut beş cami, 260 dükkân, bir kilise, beş kaplıca kayıtlıdır. 1878’den sonra şehir Bulgaristan’ın çeşitli yerlerinden Müslüman nüfusun göçüne uğradı. Hıristiyan nüfusun sayısı nispeten azaldı. 1900’de şehrin nüfusu 6440 olup bunun 4500’u Türk, 1600’u Hıristiyan, 180’i Yahudi, 200’u de Çingene idi. Aynı yılda Vasil Kănçev’in güvenilir istatistiklerine göre Cum’a-i Bâlâ kazasının nüfusu 31.478 olup bunun 4575’i Türk, 3900’u Pomak, 21.282’si Hıristiyan Bulgar, az bir kısmı ise Çingene, Rum, Yahudi ve Eflak idi. Balkan savaşlarında bölgenin Bulgarların eline geçtiği sıralarda şehrin ve köylerin hemen bütün nüfusu Anadolu’ya kaçtı. Onların terk ettiği yerler, Yunanlıların işgal ettiği yerlerden kaçan Bulgarlar tarafından iskân edildi. 1926 Bulgar nüfus sayımına göre şehirde 7485 Hıristiyan Bulgar ve sadece 424 Türk bulunuyordu. Bu miktar sonraki sayımlarda giderek daha da azaldı. 1950’de şehrin Gorna Džumaja (Yukarı Cuma) olan adı, bu şehirde doğan Bulgar Sosyalist Partisi’nin kurucusu Dimitar Blagoev’e nispetle Blagoevgrad olarak değiştirildi. Bugün modern tarzda yeniden inşa edilen şehrin nüfusu 40.000’e ulaşmıştır. Osmanlılar tarafından kurulan ve İslami karakter taşıyan şehrin bu hüviyetinin burayı tanıtan kitaplarda tamamen inkâr edilmesine karşılık son on beş yıl içinde eski Bulgar Mahallesi (varoş) 1844 tarihli kilisesiyle birlikte çok güzel bir şekilde onarılmıştır. Bu da Hristiyanların XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti’nde nasıl yaşadıklarını göstermektedir. Şehirdeki Müslüman yapılarından ise bugün sadece uzun zaman dükkân ve ev olarak kullanılan ve 1992’de onarılmakta olan XIX. yüzyıla ait bir cami ayakta durmaktadır. Bugünkü şehrin birkaç kilometre kuzeyinde Romalıların Skantopara şehrinin harabeleri bulunmaktadır.

 

 

KAYNAKÇA

Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi: Cilve-Dârünnedve. Ankara: TDV, 1993. 8. c. (16, 559 s.) sf.89-90

Kiel, Machiel. “OTTOMAN PIOUS FOUNDATIONS IN WESTERN BULGARIA: Berkofça, Cum’a-i Bâlâ, Dupnica”, Balkanlarda Osmanlı Vakıfları ve Eserleri Uluslararası Sempozyumu, Ankara: Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, 2012, sf. 115-131

Not: Bulgarcası Горна Джумая olan Yukarı Cuma bölgesi, bu kitapta Gorna Džumaja olarak geçse de, çoğu kaynakta Gorna Dzhumaya şeklinde Latinceleştirilmektedir. Yeni ismi Благоевград (Blagoevgrad) ile beraber bu ikilik ortadan kalkmıştır.

1. Tahrir: Yazma, kitabet, kompozisyon (isim)
2. İhtida: Başka bir dinden çıkıp Müslüman olma (isim)
3. Mühtedi: Dinden dönmüş, dönme (isim)
4. Tedricî: Derece derece, yavaş yavaş olan (sıfat)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir